Aile İçi Şiddetin Nedenleri, Sonuçları, Önleme Yolları

 

Aile içi şiddet dendiği zaman aklımıza sadece karısını ve çocuklarını döven bir koca gelmesin. Şiddetin farklı türleri var. Sadece eğitimsiz, cahil insanlar da gelmesin aklınıza, eğitimli ve kültürlü kabul edilen insanlar arasında da yaygın bir durum. Muhtemelen sandığınızdan ve sanıldığından daha fazla yaşanıyor aile içi şiddet. Aile içi şiddetin nedenleri ve sonuçlarına gelmeden önce, şu konuları netleştirmek lazım;

Aile içi şiddet çoğunlukla sokak ortasında, herkesin görebileceği yerlerde yaşanmıyor. Gördüklerimiz sadece istisnalar. Kapalı kapılar arkasında, evinizde, en güvenli olmanız gereken yerde yaşanıyor.

Aile içi şiddeti sadece kocalar karılarına ve çocuklarına uygulamıyor. Aynı evde yaşamasanız bile aile bireylerine uygulanan ve aile bireylerinin uygulayabileceği şiddet de aile içi şiddet sayılıyor.

Kocalarına şiddet uygulayan kadınlar olduğunu da belirtelim. Kocalar fiziksel şiddet uygularken, kadınlar da eşlerine daha farklı şiddet türlerini uygulayabiliyorlar.

Konuşulmuyor, paylaşılmıyor ve hatta gizleniyor. Bu yüzden kesin bir oran vermek imkansız fakat her üç kadından en az birinin eşi, babası, kaynanası veya başka bir aile bireyi tarafından şiddet gördüğü düşünülüyor.

 

Aile İçi Şiddet Nedir?

Kanunda şiddet şu şekilde geçmektedir;

Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış

Aile İçi Şiddet ise;

Şiddet mağduru ve şiddet uygulayanla aynı haneyi paylaşmasa da aile veya hanede ya da aile mensubu sayılan diğer kişiler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet

 

Aile İçi Şiddetin Çeşitleri

Fiziksel Şiddet

Kişinin bedenine zarar verecek her türlü şey. Vurmak, tekme atmak, başka bir nesneyle vurmak, silah gibi bir nesneyle tehdit etmek, boğmaya çalışmak, saçını çekmek, tartaklamak, vs gibi olduğu kadar kişinin sağlık hizmeti almasına engel olmak da fiziksel şiddet kapsamındadır.

 

Psikolojik – Sözlü Şiddet

Hakaret etmek, küfür etmek, küçük düşürmek, ailesi veya arkadaşlarıyla görüşmesini engellemek, kılık-kıyafetine karışmak, kişinin benlik algısını düşürmek, özgürlüğünü kısıtlamak, kendini ifade etmesine engel olmak gibi, herhangi bir fiziksel baskı olmasa da kişinin ruh sağlığını olumsuz etkileyen söz ve davranışları kapsar.

 

Cinsel Şiddet

Kadını cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel içerikli sözler söylemek veya söylemeye zorlamak, hamile kalmaya veya hamileliği bitirmeye zorlamak, fuhuşa zorlamak, cinsel yönden aşağılamak vs gibi kişinin cinselliğini kontrol altında tutan baskıcı davranışları kapsar.

 

Ekonomik Şiddet

Çalışmaya veya çalışmamaya zorlamak, parasını veya banka kartlarını alarak kişinin gelirini kontrol etmek, borçlanmaya zorlamak, çalışmasını zorlaştırmak, aile içi gelirleri ve giderleri ile ilgili bilgi vermemek, eş çalışmıyorsa yeterince harçlık vermemek gibi ekonomik baskıları kapsar.

 

Aile İçi Şiddetin Nedenleri Nelerdir?

Şiddet uygulayan eşte genellikle görülen özellikler

– Düşük benlik algısı

– Depresyon

– Öfke kontrol problemleri

– Kontrolcü kişilik yapısı

– Kadına bakış açısı

– Yetiştirilme tarzı

– Ekonomik yetersizlik veya işsizlik

– Madde veya alkol kullanımı

– Gerçekçi olmayan beklentiler

– Bencillik

– Ani duygusal ve fiziksel tepkiler

– Kendi sorunları için karşısındakini suçlama eğilimi, vs.

 

Bunların dışında bazı toplumsal yargılar da kadınların şiddet mağduru olmasını kolaylaştırmaktadır.

– Toplumun kadına bakış açısı: “Kadının yeri kocasının yanıdır”, “sırtından sıpayı karnından sopayı” gibi söylemler, aslında kadını aşağılayan ve şiddeti hoş gören bakış açılarıdır.

– Ataerkil toplum yapısı: Ataerkil toplumda erkek egemen ve üstündür. Çok eskiye dönüp baktığınızda, kanunlarda iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine bile eşdeğer olmadığını görürsünüz. Bu durum bugün geçerliğini kaybetse de ataerkil toplumlarda kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik, erkeğin şiddet uygulamasını nispeten geçerli görmektedir.

– Kadının toplumdaki rolü: Kadın toplumda birey değil, anne-eş-dişi olarak görüldüğü sürece, rollerin dışına çıkan kadını şiddetle cezalandırmak hoş görülmektedir.

– Karı-koca arasına girilmez düşüncesi: Kadın avazı çıktığı kadar bağırsa da kaç komşu kapısını çalıp, müdahale eder? Koca sokak ortasında karısını tartaklasa kaç kişi karışıp ayırır? Geçen günlerde haberi yapılan belediye işçisini hatırlayın. Adam, karısını sokak ortasında döverken, herkes bakıp geçti. Bir belediye işçisi müdahale edip, kocayı karısından uzaklaştırdı ve bu haber oldu. Çünkü yapılmayanı yaptı. Karı-koca arasına girdi.

 

Aile İçi Şiddetin Mağdurlarının Yaşadığı Fiziksel ve Ruhsal Rahatsızlıklar

Şiddet mağduru kadınlar bazen kalıcı fiziksel yaralar alırlar fakat psikolojik yaraların geçmesi çok daha zordur.

  • Depresyon
  • Travma
  • Uyku problemleri
  • İntihara yatkınlık
  • Özgüven kaybı
  • Migren gibi kronik ağrılar
  • Ülser gibi sindirim sistemi problemleri
  • Erken doğum veya düşük gibi gebelik problemleri
  • Şiddet uygulama eğilim
  • Madde bağımlılığı
  • Cinsel problemler, vs.

aile içi şiddete karşı alınabilecek önlemler

Şiddet Döngüsü

Kriz Öncesi: Şiddet uygulayan kişi, şu veya bu sebeple sinirlidir, gergindir. Tartışma çıkarmaya çalışır. Karşı taraf alttan aldıkça daha da çok üstüne gider. Tehditler başlar.

Kriz Dönemi: Şiddetin uygulanma dönemidir. Kişi karşısındakine cinsel, fiziksel veya sözlü olarak saldırır, psikolojik olarak yıpratmaya çalışır, ekonomik veya sosyal kısıtlamalarda ve baskılarda bulunur.

Pişmanlık Dönemi: Şiddet gösteren kişi davranışından dolayı özür diler ve bir daha yapmayacağına dair sözler verir. Bir durgunluk süreci yaşanır.

Bahane Dönemi: Şiddet uygulayan kişi, suçu tamamen karşı tarafa atar, ona göre bu davranışı karşı taraf hak etmiştir, kendisi suçlu değil, hatta mağdurdur. Sonra tekrar başa döner.

Her başa döndüğünde, şiddet daha fazla yaşanacak, pişmanlık dönemi kısalacak, bahaneler artacak, başa dönüşler hızlanacaktır.

 

Sık Karşılaşılan Bazı Şiddet Yöntemleri

İzole etmek

“Seni o kadar çok seviyorum ki, hiç yanımdan ayrılmanı istemiyorum”

Sevgi sözcükleri gibi gelse de aslında şiddet uygulayan kişilerin pişmanlık dönemi sonrası, mağdurlara sıkça yaptığı bir izole etme yöntemidir. Böylelikle kişi, eşinin ailesini ve arkadaşlarını görmesine engel olmaya çalışabilir. Telefonunu, e-postalarını, mesajlarını kontrol eder, ziyaretler için bahaneler üretebilir. Yardım almasına engel olmaya çalışabilir ve aynı zamanda kontrol etmiş olur.

 

Kontrol etmek

Günün herhangi bir saatinde sebepsiz arayıp karşı tarafı kontrol etmeye çalışabilir. Arabasının kilometre sayacını kontrol edebilir, kendisi olamadan mağdurun hiçbir şey yapamayacağını iddia ederek özgürlüğünü kısıtlayabilir.

 

Çocukları kullanmak

Mağduru cezalandırmak için çocukları cezalandırabilir, çocukları mağdurdan kaçırabilir, çocukları mağduru takip etmesi için kullanabilir ve mağduru, çocuklarını öldürmekle tehdit edebilir.

 

Karakterini kötülemek

Etrafındakilere, aile bireylerine ve hatta çocuklara, eşin ne kadar yetersiz olduğunu, ne kadar kötü bir anne olduğunu, vs söyleyebilir, yanlışlarını abartarak anlatabilir, kendi şüphelerini gerçekmiş gibi göstermeye çalışabilir.

 

Aile İçi Şiddet Olan Bir İlişkide Yapılması Tavsiye Edilenler

  1. Tansiyon yükseldiğinde, evinizdeki en güvenli odaya kendinizi kilitleyin.
  2. Evinizde silah ve benzeri şeylerin bulunmamasını sağlayın.
  3. Zor durumda arayıp yardım isteyebileceğiniz kişilerin listesini oluşturun, telefon numaralarını, cep telefonunuzdan başka bir yere kaydedin.
  4. Durumunuzu bilen ve size yardım edebilecek aile mensupları ve arkadaşlarınızla bir gizli kelime belirleyin. İhtiyaç anında kullanın.
  5. Yanınızda veya evinizin gizli bir köşesinde mutlaka nakit para olsun.
  6. Kimsenin görmeyeceği bir yere, küçük bir bavul hazırlayıp koyun. İhtiyaç anında hızlıca çıkmanız gerekebilir.
  7. Yoksa kendi adınıza ayrı bir hesap açın, kredi kartı edinin.
  8. Evden ayrılmanız gerekirse, sığınabileceğiniz yerlerin listesini yapın.

 

Boşanmaya Karar Verdiyseniz;

– Söylemeden önce çocuklarınızı ailenize veya güvenebileceğiniz birine emanet edin. Yalnız konuşmamaya çalışın. Destek alabileceğiniz kimse yoksa, yüzyüze konuşmayın.

– Fiziksel şiddete uğradıysanız, rapor alın. Hastaneden alacağınız raporlar, somut delillerdir ve ağırlığı yüksektir. Hastaneye gidemiyorsanız, bir arkadaşınıza veya yakınıza darp izlerinizi gösterin ve fotoğraflayın. Rapor kadar önemsenmeyebilir. Burada önemli olan hakimin bakış açısıdır. Hakim doğruluğuna inanırsa delil sayabilir ve arkadaşınızı tanık olarak kabul edebilir.

– Eskiden telefonla alınan ses ve görüntü kaydı delil olarak kabul edilmiyordu. Hatta bunu yapmanız sizi suçlu duruma düşürüyordu. Fakat artık kabul ediliyor. Şiddet, genellikle kapalı kapılar arkasında yaşanıyor ve bazen ne delil ne de tanık oluyor. Şiddet anını kaydedip, delil olarak sunabilirsiniz. Burada önemli olan, alacağınız kayıtta herhangi bir oynama yapmamanız.

– İyi bir avukat bulun. Paranız yoksa baroların ilgili kolları size ücretsiz avukat sunacaktır. Avukatınızın yönlendirmelerine kulak verin. Boşanmaya karar verdikten sonra, fakat henüz evinizi ayırmadan konuşun ki size yol göstersin. Neyin doğru, neyin yanlış olacağını öğrenin. Haklıyken, haksız duruma düşmeyin.

– Sadece iyi avukat değil, iyi bir hakim de gerekir. Çünkü burada önemli olan mağduriyetinize hakimi inandırabilmenizdir. Bazı hakimler somut delilleri bile inandırıcı bulmayıp, göz ardı ederken, bazı hakimler herhangi bir delil olmaksızın mağdurun ruh hali, davranışları ve tanık ifadelerini dinleyerek mağduriyete hükmedebiliyor. Avukatınızın, hakimler hakkında fikir sahibi olması önemlidir. Bu yüzden mümkünse davayı açacağınız yerden bir avukat edinin.

Önemli olanın sadece boşanmak olmadığını unutmayın. Bu işin bir de sonrası var. İşte bu yüzden yukarda yazdıklarımızı dikkate alın. Boşanmak aslında çok kolaydır. İki taraf da istediği sürece boşanma gerçekleşir. Anlaşmalı boşanma yaşanır ve taraflar ayrılır.

Aile içi şiddet varsa, anlaşmalı boşanmanın gerçekleşmesi neredeyse imkansızdır. Şiddet uygulayan kişi, boşanmamak için her yolu deneyecektir. Tehdit edecek, maddi ve manevi olarak karşı tarafa zarar vermeye çalışacaktır. Çocukların velayetini isteyebilir, nafaka talebini reddedebilir, varsa mülkünüz hakkınızı inkar edebilir.

Sakın anlaşmalı boşanacağım diye bu haklarınızdan vazgeçmeyin. Boşandıktan sonrasını da düşünün. Yeni bir hayat kuracaksınız ve maddi desteğe de ihtiyacınız olacak. Zaten, siz olur verseniz bile, karşı taraf boşanmak istemiyorsa daha farklı isteklerle gelecek, süreci uzatıp, zaman kazanmaya çalışacaktır.

Boşanma sırasında devletin size sunduğu koruyucu ve önleyici tedbirlerden faydalanmaya çalışın.

 

Koruyucu ve Önleyici Tedbirler

Kimileri mülkü amirler kimileri hakim tarafından, kişileri korumaya yönelik kararlar alınıp, yaptırımlar uygulanabilir.

  • Müşterek konuttan eşi uzaklaştırma ve konutu diğer eşe tahsis etme
  • Geçici maddi yardım
  • Rehberlik ve danışma hizmetleri
  • Hayati tehlike varsa, koruma altına alınma
  • İşyerinin değiştirilmesi
  • Eşin ve/veya çocukların yaşadıkları konuta, işyerine, okullarına yaklaşmama kararı, vs gibi koruyucu ve önleyici tedbirler alınabilir.

 

Şiddet Mağdurlarına Destek Veren Kurum ve Kuruluşlar

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddeti önlemeye ve gerekli desteği sağlamaya yöneliktir. Sadece şiddete uğrayan değil, şiddet yaşandığını görenler de bu kanun kapsamında başvuruda bulunabilirler.

Polis merkezleri ve jandarma karakolları

Aile Mahkemesi Hâkimliği (Aile Mahkemesi Hâkimliğinin olmadığı yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemesi)

Mülki Amir (Vali, kaymakam, vs)

Cumhuriyet Başsavcılığı

Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ilgili birimleri (ŞÖNİM – Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi)

Kadın sığınmaevleri (Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı sığınma evleri olduğu gibi, sivil toplum kuruluşlarının da sığınmaevleri vardır)

Kadın sivil toplum kuruluşları

Belediyelerin kadın danışma merkezleri

 

kahdem.org kadınlara hukuki destek veren bir internet sitesidir. Sorularınızı buradaki hukuk insanlarına sorabilir, size yol göstermelerini isteyebilirsiniz. Bunların dışında arayıp destek alabileceğiniz telefon numaraları şunlardır;

ALO 183 – aile, kadın, çocuk ve engelli sosyal hizmet danışma hattı (Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı)

ALO 155  – Polis İmdat

ALO 156 – Jandarma İmdat

112 – ACİL

0212 656 96 96 / 0549 656 96 96 – Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı

444 43 06 – Ankara İçin Gelincik Hattı

 

 

 

Lütfen Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir